Pratik Bilgiler

EYT EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR DOSYASI

“EYT” kısaltmasının açılımı:   sonradan konulan “yaş” engeli nedeniyle geciktirilen emeklilik haklarına bir an önce kavuşmak isteyen emeklilik mağdurlarından oluşan bir DEMOKRATİK yollarla haklarının iadesini  talep eden topluluk.
Hemen hemen tüm aileleri ilgilendiren bir sorun. Hâl böyle olunca “Yaşa takılanlar ne zaman emeklilik haklarına kavuşacak, bu konuda son gelişmeler ne?”… Bu sorular ile benzeri sorular okuyucularımızın en çok sormakta olduğu soruların başında gelmektedir.
Şimdiye kadar kadınların, annelerin, stajyerlerin, taşeron işçilerinin, sözleşmelilerin ve daha birçok kesimin sorunlarına tercüman olduk.
Emeklilikte yaşa takılan değerli okuyucularımızın da haklı taleplerine elbette tercüman olmaya devam edeceğiz…
EYT’liler ne istiyor? Maalesef bu konu kamuoyunda yanlış anlaşılmaktadır. Zira EYT’liler erken emeklilik ya da ayrıcalık değil işe girdikleri tarihlerde geçerli olan emeklilik koşulları neyse sadece onu müktesep hak olarak talep etmektedirler…
Sorunun kaynağı : bir gece ansızın 1999 yılında çıkarılan kanun
Kısaca “EYT” olarak kendilerini tarif eden, emeklilikle ilgili tüm şartları yerine getirmesine rağmen yaşa takılanlar haklı olarak sürekli yakınmaktadır.
Keza 1999 Marmara depremi esnasında maalesef çalışanların-emekçilerin görüşüne bile başvurmadan, hukukun temel kurallarından “müktesep hak” ilkesini de gözetmeden yürürlüğe konulan kanun ile yaşa takılanlar da âdeta bu depreme maruz kalmış gibi oldular…
EYT için çözüm: 2008 yılı reform bakış açısı
1999 yılında yapılan düzenlemelerde 2008 yılında açıkladığımız şekilde düzenleyici kanunun yürürlüğe girmesinden önce mevcut çalışanların müktesep hakları korunmuş olsaydı bugün EYT mağdurları oluşmazdı.
Peki bu mağduriyet nasıl giderilebilir? Çözüm son derece basit. Tek bir kanun maddesi bile yeterli. O da herkesin ilk sigorta girişinin yapıldığı tarihteki emeklilik şartlarıyla emekli edilmesidir.
Bunun için de aynen 2008 sosyal güvenlik reformunda olduğu gibi yeni düzenlemeden sadece bu yeni düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihten sonra işe ilk defa girenlerin etkilenmesi şeklinde olabilecektir.
Dolayısıyla 1999 yılında mağduriyete neden olan 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girmeden önce herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı…) bağlı olarak sigortalı bir işe girenlerin bu kanuna değil, işe girdikleri tarihlerdeki emeklilik şartlarına tabi tutularak sorunun çözülmesi gerekmektedir.
6 GRUP EYT’Lİ VAR
EYT’liler tek bir sigortalılık grubunda yer almadığından emeklilik şartları yer aldıkları sigortalılık türüne göre farklılık arz etmektedir. Keza genel olarak;
  • İş Kanunu’na tabi olan işçiler ile işçi gibi sigortalı sayılan SSK’lılar,
  • Esnaf-sanatkâr, şirket ortağı ile diğer kendi nam ve hesabına çalışanlar Bağ-Kur’lular,
  • Memur ve memur gibi iştirakçi sayılan  Emekli Sandığına tabi olanlar,
  • Tarım SSK,
  • Tarım Bağ-Kur,
  • Banka ve TOBB… sandıklarına tabi olanlar
olmak üzere değişik gruplarda yer alan çok sayıda EYT’li bulunmaktadır. Dolayısıyla her grubun yer aldığı yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik uygulama kanunlarına göre çözüm getirilmesi gerekmektedir.
EYT’LİLERDE EN AVANTAJLI OLAN GRUP: KADINLAR
SSK’lılar, Bağ-Kur’lular, Emekli Sandığına tabi olanlar, Tarım SSK, Tarım Bağ-Kur, Banka ve TOBB sandıklarına tabi olan tüm gruplarda kadınlar, erkeklere göre daha şanslı bulunmaktadır.
Zira 1999 yılında Marmara depremi esnasında üçlü koalisyon yönetimi tarafından yürürlüğe konan 4.447 Sayılı Kanun ile sonradan getirilen “Yaş” engeline ilişkin düzenlemeden önce emeklilik şartları bakımından kadınlara emeklilik için gereken hem prim gün sayısı hem de sigortalılık süresi bakımında pozitif bir ayrımcılık tanınmış idi.
Dolayısıyla sigortalılık süresi açısından değerlendirdiğimizde genel olarak kadınlar için 20 yıl erkekler için ise 25 yıl olarak öngörülmüştür.
Bu bakımdan 08.09.1999 tarihinden önce sigortalılığı bulunan bütün EYT’li kadınlar bugün bile EYT yasası çıksa gerekli olan sigortalılık süresini tamamlamış bulunmaktadır.
Erkeklerde durum böyle değil. Örneğin 01.01.1999’da sigorta girişi olan bir EYT’li bir erkek ancak 2024 tarihinde sigortalılık süresini yerine getirmiş olmaktadır.
Normal emeklilikte prim gün sayısı açısından değerlendirildiğinde yine kadınlar daha avantajlıdır. Zira hem Bağ-Kur’lu hem de Emekli Sandığına tabi EYT’li erkekler için 9.000 gün (25 yıl) prim gün sayısı şartı aranırken kadınlar için ise sadece 7.200 gün (20 yıl) prim gün şartı yeterli olmaktadır.
Kadın sigortalılar açısından değerlendirme yaptığımızda SSK kapsamında EYT’li kadınların hem Bağ-Kur’lu hem de Emekli Sandığına tabi EYT’li kadınlardan prim gün sayısı yönünden daha avantajlı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
23. seneidevriyesinde EYT, sosyal güvenlik tarihimizin en uzun çözüm bekleyen meselesini teşkil etmektedir.
Sabırla çözüm beklerken bu süre zarfında sonradan getirilen yaş engeli nedeniyle kimi 2 yıl, kimi 3 yıl, kimi 4 yıl, kimi 5 yıl ve daha fazla bekleyerek emekli oldu.
Netice itibarıyla 1999 yılından bugüne EYT’lilerin yarısından fazlası bekleyerek emekli oldu…
Benim yaptığım hesaplamalara göre hiçbir çözüm olmasa bile bu yıl sonuna kadar EYT’lilerin sayısı 4 milyonun altına düşmektedir. Keza EYT mağduriyetinin ilk yıllarında her yıl 200 binlerde başlayan emekli olan sayısı akabinde 300 binlerde; şimdilerde ise 400 binleri aşmıştır…
Böyle giderse birkaç yıl içinde zaten hiçbir EYT’li kalmayacaktır. Bu nedenle EYT’liler artık çözüm beklemekten son derece bitkin duruma düşmüş durumdalar. Üçlü koalisyonun IMF’nin telkinleriyle yol açtığı EYT meselesi bir an evvel çözülmezse çeyrek asırlık bir meseleye dönüşecektir.
GEÇEN SENE EMEKLİ OLAN EYT’LİLER
Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı kapsamında çalışmakta iken (08.09.1999 tarihinde) sonradan getirilen kademeli “Yaş” şartının engel olarak konulması nedeniyle hâlen emekli olamayanlar “Emeklilikte Yaş Engeline Maruz Bırakılanlar” kitlesini oluşturmaktadır.
EYT’liler, mağduriyete sebep olan 4447 sayılı yasa öncesinde tek bir sigortalılık yasasında yer almadığından emeklilik şartları yer aldıkları yasalardaki sigortalılık türüne göre farklılık arz etmektedir. Keza genel olarak;
  • İş Kanunu’na tabi olan işçiler ile işçi gibi sigortalı sayılan SSK’lılar,
  • Esnaf-sanatkâr, şirket ortağı ile diğer kendi nam ve hesabına çalışanlar Bağ-Kur’lular,
  • Memur ve memur gibi iştirakçi sayılan Emekli Sandığına tabi olanlar,
  • Tarım SSK,
  • Tarım Bağ-Kur,
  • Banka ve TOBB… sandıklarına tabi olanlar
olmak üzere değişik gruplarda yer alan çok sayıda EYT’li bulunmaktadır. Dolayısıyla her grubun yer aldığı yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik uygulama kanunlarına göre çözüm getirilmesi gerekmektedir.
Dar anlamada sigortalılık statülerine göre ise EYT’lileri genel olarak 3 grupta da toplamak mümkündür. Buna göre 08.09.1999 tarihi öncesinde SSK, BAĞ-KUR veya Emekli Sandığı kurumlarına ve uygulama yasalarına tabi olarak çalışmakta olan bu gruplardan en büyüğünü işçiler ve işçi gibi sigortalılar oluşturmaktadır.
2021 yılında emekli aylığı bağlanan EYT’liler
Geçen yıl SGK, 810 bini aşkın kişiye emeklilik aylığı ve geliri bağlamıştır. Bu emeklilerin 9.964 kişisi malulen emekli, 239 kişi vazife malulü, 3308 kişi ise iş kazası ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş göremezlik geliri almaya hak kazanmıştır.
346.045 hak sahibi dul-yetim aylığı, 6.098 hak sahibi ise ölüm geliri almaya hak kazanmıştır.
Emeklilikte sonradan getirilen yaş engeline takılanlardan ise en çok emekli olanların başında 312.634 kişi ile SSK’lı emekliler gelmektedir. Bunları 75.343 kişi ile Bağ-Kur’lu EYT’liler izlemiştir. En küçük grubu ise memur ve diğer kamu görevlileri 56.432 kişi ile izlemiştir.
Netice itibarıyla toplamda 444.409 EYT’li geçen sene EYT çözüm yasası beklerken emekli olmuştur.
EYT’LİLER NE İSTİYOR?
Bilindiği üzere EYT, hemen her gün yazılı-görsel-sosyal ve diğer tüm medyada en çok yer alan ve sadece sonradan konulan “yaş” engeli nedeniyle geciktirilen emeklilik haklarına bir an önce kavuşmak isteyen emeklilik mağdurlarından oluşan büyük bir topluluk.
Hemen altını tekrar çizelim EYT’liler erken emeklilik ya da bir ayrıcalık istemiyor. Sadece 1999 yılında çıkarılan yasa ile getirilen “yaş” engelinin kaldırılmasını istiyor. Zira EYT’liler erken emeklilik ya da ayrıcalık değil işe girdikleri tarihlerde geçerli olan emeklilik şartları neyse sadece onu müktesep hak olarak talep etmektedirler… Başka bir anlatımla alınan haklarının iadesini talep etmektedirler…
2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu 31 Aralık 2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Bu bütçede EYT’lilerin emekli olması hâlinde SGK’ya getireceği yükle ve yapılacak transferlerle ilgili bir karşılık konulmamıştı. Bu nedenle 2022 yılında EYT’lilerin emekli edilemeyeceğinin -daha önceki yazılarımızda- birçok kez altını çizmiştik.
2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun TBMM’deki görüşmelerinin 2022 bütçe görüşmelerine göre daha hararetli olması beklenmektedir.
Daha da önemlisi seçim dönemine denk gelmesi ve bütün kamu çalışanlarının maaş ve diğer özlük haklarına yapılacak enflasyon güncellemesi ve iyileştirmeler ile özellikle “Emeklilikte Yaş Engeline Maruz Bırakılanlar” (EYT) kitlesini yakından ilgilendirecektir.
EYT’NİN KAPSAMINI BÜTÇELER GÖSTERECEK

EYT meselesinin 23 seneden beri ortada durmasının en önemli sebebinin maliyet hesabı dolayısıyla bütçe olduğunu söylesek yanlış olmayacaktır. Keza aşağıda yer verdiğimiz önceki sene gerçekleşen SGK’nın gelir-gider dengesi açısından Merkezî bütçeden yapılacak transferler büyük önem taşımaktadır.

           2021 yılı SGK Gelir-Gider Dengesine İlişkin Tablo
Geldiğimiz noktada artık hükûmetin en yetkili kişileri tarafından müteaddit kez yapılan açıklamalardan bu sene sonuna kadar EYT meselesinin çözüleceği hususunda artık hiç kimsenin bir tereddüdü kalmamıştır.
Asıl merak edilen konu EYT’lilerin ilk işe girdikleri tarihlerde geçerli olan emeklilik şartları neyse sadece bu müktesep hak kapsamındaki prim gün sayısı ve sigortalılık sayısı ile mi? Yoksa mağduriyete neden olan 4447 sayılı yasada getirilen yaş şartı ve artırılan prim gün sayısı şartları yumuşatılarak kademeli emekliliğin devam ettirilip ettirilmeyeceği noktasında
toplanmaktadır.
İşte bütün bu soruların cevapları ve yapılacak düzenlemenin kapsamının nasıl olacağını 2023 yılında yürürlüğe girecek ve bu yıl sonuna kadar kesinleşecek Merkezi Bütçe ile SGK’nın bütçesinde emekli edilecek EYT’li sayısına göre konacak emekli maaşları ile diğer karşılıkları için yapılacak transferin tutarı ışık tutacaktır.
Zira SGK’nın yukarıda yer verilen gelir-gider dengesi emekli edilecek EYT’lilerin 500 bin mi? 1 milyon mu? 2 milyon mu? 3 milyon mu? Özetle yapılacak çözüm kapsamında emekli edilmesi planlanan EYT’lilerin sayısına göre yeniden dengelenmesi gerekecektir.
EYT’LİLER FORMÜL İSTEMİYOR!
Gazetemize ve sosyal medya hesaplarımıza her gün gelen çok sayıda iletilerden medyadan öğrendikleri tüm formül çözümlerini istemediklerini belirtmektedir.
Tekrar altını çizelim EYT’liler erken emeklilik ya da bir ayrıcalık istemediklerini, sadece 1999 yılında çıkarılan yasa ile getirilen “yaş” engelinin kaldırılmasını istiyor. Zira EYT’liler erken emeklilik ya da ayrıcalık değil işe girdikleri tarihlerde geçerli olan emeklilik şartları neyse sadece onu müktesep hak olarak talep etmektedirler… Başka bir anlatımla alınan haklarının iadesini talep etmektedirler.
İSA KARAKAŞ TÜRKİYE GAZETESİ

EYT’li SSK’lılara 9.000 gün prim şartı gerçekçi değil!

EYT; Emeklilikte Yaşa Takılan emeklilik mağduru binlerce okurumuz e-Mail ve sosyal medya hesaplarımıza gönderdikleri yüzlerce iletilerde yazılı ve görsel medyada her gün yer alan değişik çok sayıdaki formüllerden kafalarının karmakarışık hâle geldiğini özelikle bu formüller arasında SSK’lı EYT’lilere de 9.000 gün şartı getirilmesi ihtimaline karşı son derece tedirgin olduklarını ifade etmektedirler.
Sosyal güvenlik alanında 28 yıllık uygulayıcı, denetleyici, eğitici, bilirkişi, gazeteci ve yazar olarak tüm tecrübemle bu tedirginliğin yersiz olduğunu keza SSK’lılara 9.000 gün prim şartı getirmenin mümkün olmadığı yönündeki kanaatimi peşinen dile getirmek isterim.
Keza anayasamız gereği sosyal güvenlik her vatandaşın temel hakları arasında yer almakta olup yapılacak düzenlemelerin, öngörülecek şartların kişilerin çalışma biçimleri ve durumlarının gözetilerek pratikte uygulanabilir olması elzemdir. Nitekim tarihsel süreç içerisinde sosyal güvenlik sistemimize bakıldığında SSK’lılara Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamındaki sigortalı ve iştirakçilerden farklı olarak hiçbir zaman 9.000 gün prim şartı öngörülmemiştir.
SOSYAL GÜVENLİK REFORMUNDA SON ANDA 9.000 GÜN PRİMDEN VAZGEÇİLMİŞTİ
Hiç unutmam 2006 yılında SGK’nın uygulama kanunu olan 5510 sayılı Kanun çalışmaları tamamlanmıştı. Belirtilen Kanun’un ilk hâlinde Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’na tabi olanlar gibi SSK’lılara da 9.000 gün prim şartına yer verilmişti. Bu duruma o zaman da yazılarımda işçilerin (SSK’lıların) durumunun farklı olduğu ve 9.000 gün prim şartının mağduriyetlere yol açacağını defalarca dile getirmiştim. Keza SSK’lılara özelikle özel sektör işçilerine 9000 gün prim şartı getirmek büyük mağduriyetlere yol açacağı aşikârdı. Bu nedenle SGK’nın uygulama (5510) sayılı kanunu 2008 yılında yürürlüğe konduğunda SSK’lıların prim gün şartı 9.000 günden 7.200 güne düşürülmüştür.
Buradan hareketle Emekli Sandığına tabi olan memur ve kamu görevlilerinin devlet tarafından çalıştırılmakta oldukları bu nedenle bu çalışanların kayıt dışı kalmalarının mümkün olmadığı dolayısıyla 9.000 günü doldurmalarının çok kolay olduğu açıktır.
Bağ-Kur’luların da primlerini yatırıp yatırmamaları kendi inisiyatiflerinde bulunmaktadır.
Hâlen %30’larda bulunan kayıt dışı istihdam ve yüksek işsizlik rakamları göz önünde bulundurulduğunda işçilerin 25 yıl boyunca aralıksız çalışıp 9.000 günü doldurmaları son derece güç olduğu izahtan varestedir.
O zaman dile getirdiğim bu tespitler şu anda SSK’lı EYT’liler için de geçerlidir.
İNŞAAT İŞÇİSİ EYT’LİLER 9.000 GÜN PRİMİ 50 YILDA TAMAMLAR
Okurlarımızdan gelen çok sayıda iletiden özel sektörde çalışan işçiler 5.000-6.000 gün primi bile doldurmakta güçlük çektiklerini 9.000 gün prim şartı getirileceği yönündeki medyada yer alan haberler karşısında kara kara düşünmektedir.
Hakikaten de bir inşaat işçisini düşünelim mevsim şartları da göz önünde bulundurulduğunda yılda en fazla 6 ay çalıştığını varsayarsak bu durumda 9.000 gün primi doldurması için 50 yıl çalışması gerekecektir.
Piyasada günübirlik yevmiyeci çalışan işçiler, tarım sektöründe balıkçılık sektöründe ve diğer mevsimlik işlerde çalışan işçiler ile daha birçok örnek verilebilir…
Diğer yandan SSK’lıların emekliliği için gereken prim gün sayısı 08.09.1999 tarihine kadar 5.000 gün iken belirtilen tarihten sonra 7.000 gün primine, ikinci sosyal güvenlik reformunda yani 2008 yılında 7.200 prim gün sayısına çıkarılmıştır. Bu bağlamda SSK’lılar için hiçbir zaman öngörülmeyen 9.000 gün prim sayısının mevcut düzenlemelerden farklı olarak yüksek bir miktarda artırılarak 9.000 prim gün sayısına çıkarılmasının mümkün olmadığı düşünülmektedir.
EYT DÜZENLEMESİNE EN ÇOK İHTİYAÇ DUYANLARIN DURUMU GÖZETİLMELİ
EYT düzenlemesine en çok ihtiyaç duyanların başında hiç şüphesiz belirli bir yaşa gelmiş ve iş bulamayan işsiz SSK’lılar gelmektedir.
Bu kesimi yukarıda belirttiğimiz üzere başta inşaat işçileri, yevmiyeciler ile diğer bedensel faaliyet gerektiren işlerde çalışan emekçiler gelmektedir.
Bu bağlamda EYT düzenlemesinin amacına ulaşması ve mağduriyetlerin giderilmesi açısından özelikle SSK’lı (4/1-a’lı) özel sektör işçilerine 9.000 gün prim şartının getirilmesinin adil ve hakkaniyete uygun olmayacağı ayrıca pratikte uygulanmasının da mümkün olmadığının bir kez daha altını çizmek isterim…
***
“Bir insanın asaleti, ona hiçbir faydası dokunmayacak insanlara olan davranışından belli olur.” Adam Grant

EYT’LİLER  NE ZAMAN   EMEKLİ MAAŞINA KAVUŞACAK?

İsa  KARAKAŞ

EYT/ “Emeklilikte Yaşa Takılan” emeklilik mağduru az sayıda da olsa bazı  okurlarımız halen EYT ile ilgili düzenleme yapılacağına inanamıyor. Keza çeyrek asra yaklaşan bir mesele olunca uzun süre bu düzenlemeyi bekleyenlerin halen düzenleme yapılacağına dair inanmaması elbette normal karşılanabilir. Ancak bu saatten sonra EYT düzenlemesinden geriye dönüşün mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Zira EYT’ye ilişkin yasal düzenleme yapılacağı hükümetin en yetkilileri tarafından  kamuoyuna defalarca açıklandı, söz verildi…

EYT, konusunda şimdi en çok merak edilen hususların başında bu  düzenlemeden kimlerin nasıl faydalanabileceği ve  emekli maaşının en erken alınabileceği tarih teşkil etmektedir.

EYT’nin kapsamı, hangi şartlarla bu düzenlemeden faydalanabileceği henüz netlik kazanmadığından bu hususlarda bir şey söylememiz doğru olmaz.

Ancak  EYT düzenlenmesinden faydalanarak en erken ne zaman emeklilik maaşı alınabileceğine ilişkin okuyucularımızın meraklarını gidermek için bu husus yazımızda irdelenmiştir.

                     EN ERKEN EYT’DEN EMEKLİ MAAŞI ALINABİLECEK TARİH

Daha önceden de defalarca yapmış olduğum analizlere göre EYT meselesinin 23 seneden beri ortada durmasının en önemli sebebinin maliyet hesabı dolayısıyla bütçe olduğunun altını çizmiştim.

Keza SGK’nın gelir-gider dengesi açısından Merkezî bütçeden yapılacak transferler büyük önem taşımaktadır.  Bu bağlamda 2022 yılı Merkezi Bütçe ile 2022 yılı SGK’nın bütçesinde emekli edilecek EYT’lilerei ödenecek emekli maaşları için bir karşılık ve planlama yapılmadığından 31 Aralık 2022 tarihine kadar EYT’den emekli olacaklara maaş verilmesi olanak dışında bulunmaktadır.

Peki EYT’liler en erken ne zaman emekli maaşı alabilecek?

Bu sorunun cevabını sağlıklı olarak tahlil etmek için 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun TBMM’de yapılacak görüşmeleri ile hazırlanacak SGK bütçesi ve hükümet kanadından yapılan açıklama ve planlamalara bakmak lazım…

Buna göre EYT  takviminin aşağıdaki şekilde cereyan edeceği değerlendirilmektedir.

  • 1 Ekim TBMM açılışı
  • Ekim ayında öncelikle olarak kamuda çalışan sözleşmelerinin kadroya alınması çalışmaları,
  • 15 Ekim merkezi bütçe görüşmeleri
  • En geç 31 Aralık 2022 günü itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanması,
  • Aralık ayı içinde EYT yasa teklifinin TBMM’de görüşülmesi.

Bu bağlamda EYT düzenlemesine ilişkin çıkarılacak kanun en erken Aralık içinde kabul edilecektir. Yürürlük tarihi 2023 yılının Ocak ayı olması değerlendirilmektedir.

                                       ŞUBAT AYINDA EMEKLİLİK MAAŞI

Emekli aylığına genel olarak emeklilik talebini takip eden aydan itibaren hak kazanılmakla birlikte sigortalılık statüsüne göre işlemler değişmektedir. Buna göre;

  • SSK ve Bağ-Kur sigortalılardan emeklilik aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki,
  • Emekli Sandığı (4/1-c)  sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,
  • Emekli Sandığı (4/1-c)  sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık hâline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip eden,

Ay başından itibaren aylık bağlanmaktadır. Bu bağlamda EYT düzenlemesine ilişkin çıkarılacak kanun en erken Aralık içinde kabul edilse ve yürürlük tarihi 2023 yılının Ocak ayı kabul edilse bile EYT’lilerin en erken 2023 yılı Şubat ayında emeklilik maaşına kavuşabilecekleri kanaatindeyim. Keza EYT’liler çıkarılacak yasanın yürürlüğe konacağı Ocak ayında emeklilik dilekçelerini verse bile açıklanan  SGK mevzuatı gereğince takip eden Şubat ayından itibaren maaş alabileceklerdir. TÜRKİYE GAZETESİ/17.8.2022

“Hayatta üç şeyi iki kere düşünün; kırmadan önce bir kalbi, çarpmadan önce bir kapıyı ve bitirmeden önce son sözü.”  KONFÜÇYÜS

#EYT #SON #DAKİKA

Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.