SGK Emeklilik

İntibak Yasası 2012 yılının ilk yarısında,ödemeler 2013 başında

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, İntibak Yasası’na ilişkin düzenlemeyi 2012 yılının ilk yarısında bitirmeye çalışacaklarını belirterek, ”Bu düzenlemenin ödemesi 2013 başında olabilecek. Defaten olması bizim arzumuzdur” dedi. Çelik, Türkiye Emekliler Derneğinin 41. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Barcelo Otel’de düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, emekliliğin son değil, sondan önceki durak olduğunu belirterek, yapılacak daha çok şey olduğunu ifade etti.

20. yüzyılda kalkınma ve gelişme adına kıyasıya mücadeleler olduğunu dile getiren Çelik, cumhuriyetin kurulduğu bu yüzyılın iyi değerlendirildiğini söyledi. ”Batı dünyası, savaşlardan sonra kalkınmasını, gelişmesini sağlarken, aya giderken maalesef biz yaya kaldık” diyen Çelik, Türkiye’nin kısır çekişmeler ve siyasi ayak oyunlarıyla meşgul olduğunu anlattı.

Türkiye’nin 21. yüzyıla krizlerle girdiğine işaret eden Çelik, 1994 ve 2001 yılındaki krizlerin ve çekişmelerin emeklileri de olumsuz etkilediğini belirtti. Çelik, ”Son 9 yılda kayıp yılları kazanmak için çok efor sarf ettik, sarf ediyoruz. ‘Kaybolan 20-30 yılları nasıl kazanabiliriz ve dünya yarışında nasıl var olabiliriz’ diye çaba gösteriliyor. 9 yılda gerçekten geçmiş yıllara bedel icraatlara imza attık. Türkiye artık kim ne derse desin, içeride istikrar, içeride de itibarı olan bir ülke noktasına geldi” diye konuştu.

İşsizliğin Avrupa Birliği’nde 9,7’ye ulaştığını, OECD ortalamasının 8,2 olduğunu belirten Çelik, işsizlik oranının ABD’de 9,1, İspanya’da 22,6, Yunanistan’da 17,6 ve Türkiye’de ise 9,2 olduğuna dikkati çekti. Son 1 yılda 1 milyon 689 bin kişiye iş imkanı sağlandığını dile getiren Çelik, bu başarının yalnız hükümetin değil, 74 milyonun başarısı olduğunu ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak son 9 yılda büyük başarılara imza attıklarını anlatan Çelik, İş sağlığı Güvenliği Yasası Taslağını tamamladıklarını ve Bakanlar Kuruluna göndereceklerini söyledi. Taşeronların sorunlarının, kıdem tazminatı konusunun ve intibak yasasının gündemlerinde olduğunu ifade eden Çelik, ”Bütün bu çalışmalar hayata geçtiğinde 21. yüzyıl Türkiye’sinin dinamizmine yakışan bir mevzuatı bu şekilde çalışma hayatına kazandırmış olacağız” dedi.

-Emekli aylıkları-

Bakan Çelik, Aralık 2002’de asgari 257 lira alan işçi emeklisinin maaşının 2011 itibariyle 813 liraya yükseldiğini ve artış oranının yüzde 216 olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

”Aralık 2002’de asgari 148 lira olan esnaf emeklisinin maaşı 2011 itibariyle 660 liradır. Artış oranı yüzde 343’tür. Aralık 2002’de asgari 376 lira olan memur emeklisinin maaş, Aralık 2011’de 973 liraya çıktı. Artış oranı yüzde 158. Aynı dönemde enflasyonunu yüzde 117 olduğunu belirtmemde fayda var. bu tablo neyi gösteriyor. Bu tablo enflasyon yüzde 117, memurlarınki yüzde 158 artış gösterirken, diğer memurlarımızın aylıklarında enflasyonun çok üzerinde artış olduğunu gösteriyor.

Bu rakamlar yeterli değil tabii ki. Bunun yeterli olduğunu hiçbir zaman söylemedik. Ülkemizin, ekonomimizin güçlenmesi gerekiyor, doğru adımlar atmamız gerekiyor, popülist bir yaklaşım içinde olmamamız gerekiyor, mevsimlik seçimlik siyasetçi olmamamız gerekiyor. Biz doğru söylemeliyiz, doğru şeyleri yapmalıyız. Siz de buna göre, doğru söyleyen ve doğru yapanları desteklerseniz, bu her gün iyileşen bir tabloyu önümüze çıkaracak. Aksi takdirde her gün olumsuzluğa giden eski günlere dönmüş olacağız. biz o günlere dönmeyi kesinlikle düşünmediğiniz inancı içerisindeyiz.”

-İntibak yasası-

Bakan Çelik, işçi emeklilerinin aylıklarına ilişkin sorunun 1975-1980 yıllarında başladığına işaret ederek, bunun nedeninin aylık bağlama 1981’den 2000’e kadar uygulanan aylık bağlama sistemindeki farklılıklardan kaynaklandığını söyledi.

Çelik, ”Yapmak istediğimiz şu; prim gün sayısı ve prim tutarı aynı… Bunlar arasında eşitlik olan 1981 yılında emekli olan ile 2000 yılında emekli olan arasında ücret farklılığı olan varsa bunu kaldıralım diyoruz. Biz intibakı böyle anlıyoruz. 1981 yılında emekli olmuş 3 bin 600 gün asgari ücretten prim ödemiş, 2000 yılında emekli olmuş 3 bin 600 günden asgari ücretten prim ödemiş, bunlar arasında fark varsa bunu kaldıralım istiyoruz. Eşit prime ve eşit prim gün sayısına, eşit maaş verelim, niye farklı maaş verelim ki? Bunu çalışırken, 2000 öncesinde emekli olan 2,5 milyon emekli çıktı. Bunlarla ilgili, maaşlarla ilgili dengesizlikleri, ücret farklılıklarını toparlamış bulunuyoruz. Bir kez daha dernek yöneticilerimiz ile katkı sağlamak isteyen tüm emeklililerle görüşmeye hazırız. Kapımız sonuna kadar açık, herkes gelsin görüşünü söylesin. Çıkacak kanun benim, senin kanunun değil, 74 milyonun kanunu” diye konuştu.

Çalışmada son noktaya gelindiğini, sosyal taraflarla bir araya gelerek intibak yasasını Bakanlar Kurulu’na sevk edeceklerini dile getiren Çelik, şunları söyledi:

”2012 yılının ilk yarısında bitirmeye çalışacağız. 2,5 milyon dosyayı elden geçireceksiniz. Bunun zaman dilimine ihtiyaç var. Biter bitmez de yasası çıkmış olacak zaten. Yasası çıkmış olacak bu düzenlemenin ödemesi 2013 başında olabilecek. Defaten olması bizim arzumuzdur. Çalışma Bakanı, çalışanlardan, emeklilerden yanadır. Hükümet’te bir de Maliye Bakanı Bakanı var, parayı sıkı tutan bakanımız var, ekonomiden sorumlu bakanımız var. konuları Bakanlar Kuruluna geldiği zaman konuşup, takvimi ortaya koyacağız. 2012’nin özellikle 6-7 ayının bu çalışmaları tamamlama süresi olduğunun da bilinmesini istiyorum.

2000 sonrasında yapılan düzenlemede Türkiye’nin gelişme hızının yüzde 100’ünün maaşlara yansıtılması şeklinde düzenleme yapıldı. 2000, 2001 ve 2002’de büyüme hızı eksi. Eksi olunca ister yüzde 100 verin, ister yüzde 200’ünü verin. Olmayan bir şeyi vermek kolay. Türkiye’yi büyüteceksiniz, hem de payı vereceksiniz. Payı nasıl vereceksiniz, bir büyüme olacak, o büyümede emeğin payı ne kadarsa o kadarını sizin maaşlara yansıtmanız gerekiyor. Bu çalışmayı Sosyal Güvenlik Reformu yaparken yüzde emeğin payının kalkınmada 26,2 olduğunu söylediler. Biz bunu yüzde 30 olarak yasaya yazdık. 2008’den sonra emekli olanlara gelişme hızından yüzde 30 yansıyor. 2000 öncesinde bugün prim eşitliği olanlara geriye dönük yüzde 30 ile yüzde 100 arasında bir oranı, büyümeden bir payı yansıtmak istiyoruz. Yaptığımız çalışma, intibakla ilgili durum bu. Madem 2000’den sonra böyle bir düzenleme var, 2000’den öncesine de aynı sistemi uygulayalım anlayışı çerçevesinde, yüzde 50 olabilir, 60 olabilir, 70 olabilir, 40 olabilir, neyse, onu çalışıyoruz. Belli bir oranı bu şekilde yansıtma durumu söz konusu.”

Çelik, yaptıkları çalışmalarda 5 bin gün prim ödeyenlerin, 9 bin gün prim ödeyenlerle aynı maaşı aldıklarını tespit ettiklerini belirterek, ”Yapılacak düzenleme ile bu durumdaki 5 bin gün prim ödeyerek maaş alana belki bir şey isabet etmeyecek ama 9 bin gün prim yatırdığı halde 5 bin gün prim yatıran kadar maaş alandaki adaletsizlik aradan kalkmış olacak, o da aradaki farkı almış olacak” dedi.

Paylaşabilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir