Muhasebe Rehberi Vergi Rehberi

Vergi denetimini bekleyen sorunlar

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Başbakanlık tarafından 25.05.2010 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sevk edilen Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 11’inci maddesi ile Vergi Usul Yasası’nda yapılması öngörülen değişiklikler, özellikle vergi incelemeleri açısından bazı sorunları da beraberinde getirebilecek niteliktedir. Bir başka anlatımla yapılması öngörülen değişikliklerle, vergi incelemesinin de idari denetim altına alınması öngörülmektedir.
Tasarının 11’inci maddesi, Vergi Usul Yasası’nın 140’ıncı maddesine eklenmesi öngörülen bentler ile “vergi incelemesi”nin başlatılması, sürdürülmesi ve sonuçlandırılmasında belli kurallara uyulması gerekmektedir.
Sözü edilen tasarı ile “vergi incelemeleri” özellikle mükellef hakları konusunda -pek başarılı olmasa veya yetersiz olsa da- yeni bazı düzenlemelerin getirilmesini öngörmektedir. (Doğrusöz, Bumin “Vergi Denetiminin Yeni Esasları” Referans, 7 Haziran 2010)

                    Gerçekte geçmişte uygulanan, ancak daha sonra yaşanan sorunlar nedeniyle düzenlenmesi ihmal edilen incelemenin başlandığını gösteren tespit tutanağının düzenlenmesine yönelik olarak Vergi Usul Yasası’nın 140’ıncı maddesine eklenmesi öngörülen 2’nci bent inceleme süresinin sınırlandırılması, uzatılması ve sonuçlandırılması açısından ayrı bir önem arz etmektedir. Ancak, bu konuda gerek tasarıda ve gerekse konuya ilişkin olarak yapılan açıklama ve değerlendirmelerde gözden kaçan bazı hususlar vardır.

Öncelikle incelemenin başlaması hali mükellefin vergilendirme ile ilgili bazı haklarının kullanılmasını engelleyecektir. Örneğin vergi incelemesinin başlatılması halinde mükellef Vergi Usul Yasası’nın 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacaktır.
“İncelemeye başlama”nın belgelendirilmesi yani tutanağa bağlanması fiilen incelemeye başlandığını gösteren bir belge olarak kabul edilmelidir. Çünkü bu tutanağın imzalanmasına rağmen mükellefin vergi yasaları karşısındaki durumunu belirlemeye yarayan kayıtlarına ulaşmak her vakit zannedildiği kadar kolay olmamaktadır. Bu nedenle düzenlenen bir tutanak üzerinde incelemeye başlama tarihi tespit edilmiş olmasına rağmen, fiilen vergi incelemesinin başlatılması için gerekli bilgi ve dokümanlara ulaşmak çoğu kez inceleme elemanının elinde olmayan nedenlerle zorlaşabilmektedir.
Bazı hallerde mükellefe ait kayıt ve belgelerin yargı makamları ve/veya kayıtlar ve belgeler üzerinde vergi yasaları dışında diğer yasalarla inceleme yapma yetkisi verilmiş kişi ve kurumlar nezdinde bulunması halinde söz konusu kayıt ve belgelere ulaşmak beklenenden daha uzun bir süreyi gerekli kılmaktadır.
İncelemeye başlangıç tutanağının düzenlenmesinden sonra mükellefe kayıt ve belgelerin ibrazı için belli bir süre verilmesi gerekebilir. Ayrıca bu süre içinde mükellefin özelliği veya durumu dolayısıyla söz konusu kayıt ve belgelere ulaşmak da mümkün olmayabilir. Dolayısıyla incelemeye başlama tutanağının düzenlenmesi tarihine bağlı bir inceleme süresinin belirlenmiş olması kanımızca üzerinde durulması gereken bir konudur.
Vergi Usul Yasası’nın 140’ıncı maddesinde yapılması öngörülen yeni düzenleme ile incelemeyle ilgili azami süreler belirlenmiştir. Buna göre incelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemelerin bitirilmesi gerekmektedir. Bu süreler içinde incelemelerin bitirilememesi halinde inceleme elemanları ek süre isteminde bulunacaklardır.
Gerçekte incelemenin belli bir süre içinde bitirilmesi hem idare ve hem de mükellef açısından önemlidir. Ancak inceleme süresinin uzaması daha açıkçası belirlenen sürelerden uzun sürmesi sadece inceleme elemanının iş yükü ve benzeri nitelikteki sorunlardan kaynaklanmamaktadır.
Bazı incelemelerde ortaya çıkan sorunlar bilgi toplama, toplanan bilgilerin değerlendirilmesi, mükellef davranışlarında ortaya çıkan sorunlar, incelemelerin ister istemez uzamasına neden olabilmektedir.
Kaldı ki günümüzde uluslararası ticari ilişkilere yönelik olarak yapılan vergi incelemelerinde var olan tıkanıklıklar, inceleme süresini uzatabilmektedir.
Yasa tasarısında günümüzde önemli bir sorun kaynağı olan iade istemlerine yönelik incelemelerle ilgili herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Oysa günümüzün ekonomik koşulları dikkate alınarak, konuya ilişkin olarak yeni tasarıya bu konuda en azından iade hakkının kullanılmasında var olan sorunların daha kolay aşılabilmesine yönelik bir düzenleme konulabilirdi.
Diğer yandan düzenlenen inceleme raporlarının, okunmasında ve değerlendirilmesinde daha açıkçası ayrı bir denetim süzgecinden geçirilmesinde de olması muhtemel gecikmelerin, denetim elemanı ile rapor değerlendirmesini yapacak olan komisyonlar arasındaki görüş farklılıklarının yaratacağı zaman kaybını giderici önlemlerin de alınması, bundan böyle zaman içinde gerekli olabilecektir.
Vergi incelemelerinin kendisine özgü özellikleri vardır. Bu özellikler dikkate alınmadan yapılan düzenlemeler, denetimin etkinliğini olumsuz etkileyecektir.
15.06.2010 | Veysi Seviğ |REFERANS
Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir