Genel Sağlık Sigortası

İstirahat raporlarındaki püf noktaları

Okurumuz Özcan Kılıç, özel sektörde sigortalı olarak çalışıyor. Sağlık sorunları nedeniyle 6 Haziran’da hastaneye gidiyor. Kendisine 8 Temmuz’a kadar, bir aylık istirahat raporu veriliyor. Raporlu olduğu dönem içerisinde, 15 Haziran’da işyerinden istifa ederek ayrılıyor. Raporlu olmasına rağmen, 16 Haziran’da da başka bir işyerinde çalışmaya başlıyor. İşyerlerinden, raporlu olduğu tarihler arası ücretlerini alması sırasında ne gibi sorunlarla karşılabileceğini merak ediyor.
Çünkü istirahat dönemi için iki ayrı işyeri ile bir de SGK’yı ilgilendiren ayrı ayrı sorunlar yaşayacak.

RAPOR PARASI
Hukuki durumu, hem SGK hem de İş Hukuku açısından özellik arzediyor.
Eski işyeri, raporlu olduğu dönemde çıkışını yapıp yapmamakta tereddüt ediyor. Yeni işyeri ise raporlu olan bir işçiyi işe alıp çalıştırmaktan dolayı sorumluluk almış. Yaptırımla karşılaşma ihtimali var. Yeni işverenin yükümlülüğü, işe adığı işçinin istirahatlı olduğundan haberdar olup olmama durumuna göre değişecek. Hatta SGK’dan kendisine uygulanabilecek yaptırımın bir kısmını işçisine yansıtma hakkı bile söz konusu. Okurumuz açısından ise rapor parası ve ücretlerinin kimin tarafından ödeneceği ayrı bir konu. Bunun ötesinde istirahatlı olduğunu yeni işvereninden gizleyerek işe başlamış. İşvereni bundan dolayı bir zarar görürse iş akdinin haklı nedenle fesh edilmesi noktasına bile gidilebilir.

İSTİRAHAT SÜRESİ

SGK mevzuatında, istirahat raporlarıyla ilgili yapılacak işlemler ayrıntılı olarak Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir. Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama hali olarak tanımlanır. Aynı tanımdan hareketle “geçici iş göremezlik ödeneği” de sigortalıya iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde kanunda belirtilen geçici iş göremezlik sürelerinde SGK tarafından verilen ödenek olarak tanımlanır. Yönetmeliğin 39. maddesinde sigortalılara verilecek olan istirahatlarla ilgili esaslar belirlenmiştir. Bu esasları kısaca sıralayalım…
1- İstirahat raporlarının SGK’yla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenmesi şarttır. Kurumla sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen sağlık raporlarının geçerli olabilmesi için sonradan sözleşmeli sağlık hizmet sunucularınca onaylanması gerekir. Onay işlemi istirahat süresi 10 günü geçmeyen raporlarda SGK’yla sözleşmeli resmi sağlık hizmeti sunucusu hekimi tarafından, 10 günü aşan raporlar ise sözleşmeli resmi sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onanması halinde geçerli olur.
2- Ayaktan tedavilerde sigortalıya, tek hekim raporu ile bir defada en çok 10 gün istirahat verilebilir. İstirahat sonrasında kontrol muayenesi raporda belirtilmiş ise toplam süre yirmi günü geçmemek kaydı ile istirahat uzatılabilir. Yirmi günü aşan istirahat raporları sağlık kurulunca verilir. Sağlık kurulunun ilk vereceği istirahat süresi sigortalının tedavi altına alındığı tarihten başlamak üzere altı ayı geçemez. Tedaviye devam edilmesi hmalüllük halinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği sağlık kurulu raporu ile tespit edilirse bu süre uzatılır. Buradan okurumuz Özcan Kılıç’ın 6 Haziran’da taldığı ve süresi bir ay olan raporunun sağlık kurulu raporu olduğunu anlıyoruz.

İKİ YOL VAR
3- Yönetmelikte yurtdışına görevle gönderilen 4/a ve yürütmekte oldukları işleri takip etmek üzere yurtdışına giden 4/b sigortalılarının, yurtdışında bulundukları sırada hastalanmaları halinde yapılacak işlemler de açıklanıyor. Bu konuda ayrım noktasını görevle gidilen ülkenin Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olup olmadığı belirliyor. Çünkü ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan bir ülkeye görev dolayısıyla gidip hastalanan 4/a ve 4/b sigortalısına bu ülkede verilen raporların SGK nezninde geçerli olabilmesi için başlıca iki yol var. İlki bu raporun o ülke mevzuatına uygun olduğunu, Türkiye’nin o ülkedeki dış temsilciliğine onaylatmak. İkincisi ise raporların sonradan Türkiye’de SGK tarafından yetkilendirilen hekim ve sağlık kurullarına onaylatılması. Onay işlemleri öncesi söz konusu raporların yeminli tercüme büroları tarafından çevirisi de yapılmak zorundadır.
4-Sigortalıların (4/a ve 4/b) görevlendirme ve işlerin takibi dışında bir nedenle örneğin turizm amaçlı yurtdışına çıkışlarında hastalanmaları halinde, gittikleri ülkelerde verilen raporların geçerli olabilmesi için sonradan ülkeye dönüşlerinde kurumca sözleşmeli sağlık hizmet sunucusu hekim ve sağlık kurulundan onaylatılması zorunludur. Bu noktada sigortalılara, yurtdışında aldıkları raporları mümkün olduğunca o ülkedeki yurtdışı temsilciliğimize onaylatmalarını tavsiye etmeliyiz.
5- Kurumca yetki tanınan işyeri hekimi bir kerede en fazla 2 gün istirahat verebilir.

Celal KAPAN/YENİ ASIR/26.8.2011

Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir