İşçi Alacak ve Tazminatları

Torba Kanun'la ilgili yanlış bilinenler

 Okurumuz Kemal Ataberk bize özetle şu soruyu sormakta. “15 Ocak 1965 doğumluyum. Sigorta başlangıcım 1988/Ocak. Bugüne kadar yaklaşık 900 gün ödenmiş primim var. Askerliğimi 8 ay kısa dönem yaptım ve henüz borçlanmadım. Emekli olmak istiyorum. Sizden ricam emekli olmak için hangi başvuruyu yapmalıyım? İsteğe bağlı mı ya da geriye dönük olarak mı borçlanmalıyım? Danıştığım kurum bana 4 yıl Bag-Kur’a artı 3.5 yıl SSK’ya pirim ödemem halinde emekli olacağımı söyledi, acaba bu doğru mu? Toplam ödemem gereken borç ne kadar? Torba yasada belirtilen gecikme faizi olmadan ve pesin ödeme indirimini de göz önüne alarak, ne zaman ve kaç yaşında emekli olurum?”
Sigortalılık başlangıç tarihinize göre, bugüne dek adınıza yatırılan prim gün sayısı hayli düşük. Çünkü bu sigortalılık başlangıcıyla 50 yaş 5375 günden tam emekli olma imkanınız varmış. Danıştığınız kurum kavramıyla kimi kastettiğinizi bilemem. Ama onlar da bu durumu görmüşler ve size kısmi emeklilik için tavsiyelerde bulunmuşlar. Sanırım bize bu bilginin sağlamasını yaptırmak istediniz. Sigortalılık başlangıcınız 08.09.1999 öncesinde olduğundan 3600 günden kısmi emeklilik imkanınız var.

KISMİ EMEKLİLİK

Fakat hemen öyle 3600 günü doldurduğunuz anda da emekli olmanız mümkün değil. Çünkü kısmi emeklilikte de kademeli bir geçiş söz konusu. 3600 gün koşulunu 23.05.2014 tarihine kadar doldurmanız mümkün olamayacağından, ancak 60 yaşınızı doldurduğunuz tarihte kısmi emeklilikten yararlanabilirsiniz. Bu da bugünden sonra 14-15 yıl gibi bir süreye tekabül ediyor. Bundan sonra sigortalılığınızda hiç boşluk vermeden devam ederseniz zaten 60 yaştan önce 5375 güne ulaşarak tam emekli olabilirsiniz. Tabii bu söylediklerim 4/a diye adlandırdığımız eski SSK sigortalılığına denk gelen statüden emeklilik için geçerli hususlar.
Bunun için size daha önce tavsiye edildiği gibi son üç buçuk yıl, bir başka deyişle son 1261 prim gün sayınızın 4/a statüsünden sigortalılık olarak gerçekleşmesi şart. Son 1261 gün öncesini 4/b statüsünden, örneğin isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödemek suretiyle de kazanabilirsiniz.

YANLIŞ ALGILAMA
Gelelim asıl önemli olan Torba Kanun konusuna. Kamuoyunda gerek haberlerin veriliş şeklinden ve gerekse de halkımızın gönlünden geçenin bu yönde olması nedeniyle yanlış bir algılama söz konusu. Torba Kanun ile sigortasız geçen sürelere bir tür borçlanma hakkı verildiği, halkımızın ifade ettiği şekilde “boşlukları doldurma” imkanı sağlandığı şeklinde bir yanılgı mevcut. SGK’nın Ziraat Bankası ile protokol yaptığı haberleri de bunun üzerine tuz biber ekti. Evet, Torba Kanun’da böyle yanlış algılamalara yol açan bazı hükümler var. Ama bu sadece, 4/b diye adlandırdığımız eski Bağ-Kur statüsü sigortalıların mevcut borçlarını kapsamakta. Hatta bunlardan emeklilik haklarını doldurduğu halde, borçlarını ödeyemedikleri için emekli olamayanlara, banka kredisi ile borçlarını kapatıp emekli olma imkanı söz konusu. Kredi borçlarını da bağlanacak emekli aylıklarından taksitle ödeyecekler. Ama bu kişiler, her ne kadar borçları da bulunsa, zaten 4/b sigortalılığı devam eden kişiler.
Bir de tarım kesiminde ürün satışı yapıp, sattığı ürün bedelinden alıcı tarafından kesinti yapılarak Bağ-Kur’a gönderilenler var. Bu kişiler bugüne kadar 4/b (Bağ-Kur) sigortalısı olarak tescil edilmemiş olsalar dahi, geçmişe dönük olarak tescillerini yaptırıp, tahakkuk edecek borç tutarından önce geçmiş kesinti tutarları mahsup edilecek, kalan borçlarını da Torba Kanun’dan yararlanarak ödeyebilecekler. Bunlar içerisinde de borcunu ödemesiyle birlikte emekliliğe hak kazananlar varsa kredi çekerek emekli olabilecekler. Belki bu kişiler bu güne kadar 4/b (ya da Tarım Bağ-Kur) sigortalısı olarak tescil edilmemiş olabilirler. Fakat adlarına daha önceden ürün bedellerinden kesinti yapılıp Bağ-Kur’a yatırılmıştı. Bu durum onların tarımda çalıştıklarının bir kanıtı.
Burada normal olmayan, Bağ-Kur’un bugüne kadar bu kişileri tarım Bağ-Kur kapsamına alacak çalışmayı yapamamış olmasıdır. Ama haksızlık da etmeyelim. Çünkü Bağ-Kur’un da bu konuda kendine göre bazı nedenleri mevcut. Bir kere kesintiyi alıp Bağ-Kur’a intikal ettiren firmalar, kesinti bedelleriyle birlikte sadece kişilerin ad-soyadlarının yazılı olduğu listeleri göndermişler. En azından Bağ-Kur kaydı olanların numaraları kaydedilebilse idi hiç olmazsa numarası olmayanların araştırılması yoluna gidilebilirmiş. O dönemde TC kimlik numarası da yaygın olarak kullanılmamaktaydı.
Ama esnaf birlikleriyle yaygın bir işbirliği yapıp, ilçelerde irtibat büroları açan Bağ-Kur’un, en azından ürün kampanya dönemlerinde özellikle de Tariş ve Tekel gibi büyük alıcı birlik ve kurumlarla yaygın işbirliğine gitmesi, buralara geçici eleman görevlendirmesi pekala mümkün olabilirmiş.

YARARLANMA
Kısacası Kemal Bey’in Torba Kanun’dan yararlanarak, boşta geçen günlerini prim ödeyerek sigortalılık prim gün sayısına dahil etmesi, diğer bir ifadeyle geri kazanması mümkün değil. Çalıştığı sektörü bilemiyoruz ama bundan sonrası için bir işveren emrinde çalışmaktaysa 4/a statüsünde sigortalı çalışma konusunda ısrarcı olmasını, boşta kaldığı dönemlerde de imkanları ölçüsünde hemen isteğe bağlı sigorta ödemesini tavsiye etmekteyiz. Hatta önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi, çalıştığı işyerinde part-time (kısmi süreli)çalışmaktaysa da eksik kalan günlerini kendisi isteğe bağlı sigortalı olarak aylık 30 güne tamamlayabilir. Üstelik bu durumda ödediği isteğe bağlı sigortalı günleri de 4/b (eski Bağ-Kur) statüsünden değil 4/a (eski SSK) statüsünden kabul edilir. Bu durum başlangıçta söylediğimiz tam ya da kısmi emeklilik koşullarını bir an önce gerçekleştirmesine yardımcı olacaktır.

Celal KAPAN/Yeni Asır/04.04.2011

Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir