Yargı Kararları

SGK'nın işveren ve sigortalılara fazla ve yersiz yapmış olduğu ödemelerde zamanaşımı süresi?

T.C.
YARGITAY
Onuncu Hukuk Dairesi
Esas No : 2009/15360
Karar No : 2010/2623
Tarih : 01.03.2010
  

   
ÖZET :   

  • KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ
  • BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ
  • SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME
  • ZAMANAŞIMI
  • YERSİZ ÖDEMEDEN KAYNAKLANAN ALACAKLAR

İÇTİHAT METNİ

 

ÖZET :

  

Dava, Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi hükmünün, Kurumu yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklar uygulanması gerekmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesiyle getirilen düzenleme, sebepsiz zenginleşmede iade konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olup; zamanaşımı hükmü olarak nitelenmesine olanak bulunmamaktadır. Maddenin genel hükümlere atfı, 5510 sayılı Kanun’un 97. ve diğer maddelerinde fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan Kurum alacağı yönünden düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında fazla ve yersiz ödemeden kaynaklanan Kurum alacağı yönünden zamanaşımı konusunun genel hükümlerden hareketle çözümü gerekmektedir.

 

 

DAVA :

 

Dava, Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

 

KARAR :

 

Sebepsiz zenginleşme hukuksal temeline dayalı davalarda kamu kurum ve kuruluşları açısından Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı, o kurum ve kuruluşların yetkili kişi veya organların Kurum zararını, istirdada hakkı olduğunu öğrendiği tarih olup ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.09.1987 T., 1987/9-68 E., 1987/618 K. ), davacı Kurumun istirdada hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren açıklanan yasal süre içerisinde Kurum zararının tahsili için davacıların murisi aleyhine icra takibi yaparak kesinleştirdiği belirgin olup; ayrıca davacılar yönünden anılan zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu 1 yıllık zamanaşımın gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Öte yandan, 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a )Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b )Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.

Konuya ilişkin 5510 sayılı Kanun öncesi mevzuata bakıldığında, 506 sayılı Kanun’un “Yersiz ve yanlış ödemelerin tahsili”ni düzenleyen 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi ile 506 sayılı Kanunda yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanun’un geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.

Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi hükmünün, Kurumu yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklar uygulanması gerekmektedir.

5510 sayılı Kanun’un 96. maddesiyle getirilen düzenleme, sebepsiz zenginleşmede iade konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olup; zamanaşımı hükmü olarak nitelenmesine olanak bulunmamaktadır. Maddenin genel hükümlere atfı, 5510 sayılı Kanun’un 97. ve diğer maddelerinde fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan Kurum alacağı yönünden düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında fazla ve yersiz ödemeden kaynaklanan Kurum alacağı yönünden zamanaşımı konusunun genel hükümlerden hareketle çözümü gerekmektedir.

O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

 

SONUÇ :

 

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir