Memur Rehberi

KPSS’zedeler

Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) yaşananlar, özellikle sınava girenlerce kızgınlıkla karşılanırken, benim ise hüzün ve hayal kırıklıklarıyla dolu yıllar öncesine giden anılarımı tazeledi. Neden bürokrasiden, eğitim sisteminden istenilen başarının elde edilemediğinin önemli sebeplerinden birisini tekrar görme fırsatı yakaladım.

Mülkiye’den mezun olurken idealist bir öğrenciydim. Yani “Önce Türkiye” diyenlerdendim. Niçin “Önce Mülkiye” dendiğinin bilincinde, ancak o dönemin gerilerde kaldığına inanıyordum.

Meslek sınavları için hazırlanmaya başladığımda, kazanan arkadaşlardan en nazik ifadesiyle “referans” bulmam gerektiği tavsiye edilmekteydi. Daha doğrusu “torpil” aramam isteniyordu. Kimlerdi bunlar, rical-i devlet ve ehl-i siyaset, itibarlı esnaf… Şöyle etrafıma baktığımda da o evsafta kimse yok, olanlar da o ebadın altında kalıyordu. Çaresiz yine de çalışmaya devam ettim. Bir iki sınav, yazılılar tamam, mülakata gelince asılan listelerde adımız yok…

O dönemde her kurum kendi yazılı-test sınavını yaptıktan sonra, kazananlar ayrıca mülakata alınıyordu.

Dönem Sayın Necmettin Erbakan dönemi… Öğretmen açığı için bizim de içinde bulunduğumuz üniversite mezunlarına öğretmenlik hakkı tanınıyor. Çevreden gizli baskılar; “önce ekmeğini eline al, sonra çalışır kazanırsın” telkinleri. Serde Mülkiyelilik var ya, öğretmenlik kutsal bir meslek ama bana göre değil diyerek kabul etmedim. Niye “Önce Türkiye”, bürokrat olup işi baştan çözecektim.

Bir iki sınav sonrasında resmen “nakavt” oldum. Artık sınavlara hazırlanmaktan çok zamanımı “referans” aramakla geçirmeye başlamıştım. Artık “Önce Mülkiye”lilik dönemi başlamıştı. Elimizdeki diplomadan başka bir özelliğimiz yoktu. Hemşericilik, bölgecilik, adamcılık, mezhepçilik, meşrepçilik…

O yıllar çok gerilerde kaldı…

Zamanla devlet de bu işten yorulmuş olmalı ki, daha objektif olması bakımından merkezî bir sınavla kamuya personel alınması uygulamasına geçildi. Yine mülakatlarda “referans” sistemi geçerli, ama en azından mülakata katılabilmek için herkesin katıldığı sınavda başarılı olunması gerekmekte. Referans eşitler arasında kendini gösterebilmekte.

KPSS sorularının çalınması, tuzun koktuğu yerdir. Bu sınavı kazanan binlerce insana yapılan büyük bir haksızlıktır. Kazananların önemli kısmı, üniversiteyi bitirmeyi yeterli görmediklerinden kurslara giderek hazırlık yaptılar. Türlü imkânsızlıklar içinde, belki de son paralarını bu kurslara harcadılar. Her şeyden önce ailelerin gösterdikleri fedakârlık, her şeyin üstünde.

Böyle bir sınavı yaşayan geleceğin bürokratları, öğretmenleri, ilim adamları için sisteme karşı duyulan “güven” zedelenmiştir? Bu aşamadan sonra kamu görevlerine başlayan kişilere, mesleki ilkeler anlatılırken ne kadar da zorlanılacaktır. Çalışma, liyakat, gayrete bağlı yönetsel ilerleme düşüncesi yerine daha kolay edinilebilecek başka arayışlar içine girilecektir.

KPSS’den kötü kokular gelmeye başladığında, haliyle benim gibi birçok insan daha önce yapılan sınavların da şaibeli hale geldiği yönünde kuşkuları içlerinden geçirdiler. Eğer böyle bir olasılık gerçekleşmiş ise yüzbinlerce katılımcının hakkı yenildiği anlamına gelmektedir. Ortada telafisi imkânsız bir durum vardır.

Bu vesileyle KPSS sistemi de sorgulanmalıdır. KPSS’nin avantajı kişisel kayırmaları önleyen objektif kurallarla sınava girenleri sıralamaya koyabilmesi, katılanlardan en başarılılarının kamu personeli olarak işe alınmasıdır. Hâl böyle olmakla birlikte, sistem yüksek öğrenimli işsizlerin sayısını sürekli arttırmaktadır. Özellikle öğretmenlerde bazı branşlarda yılda on binlerce üniversiteli diploma sahibi olurken, sınavda onlarla yüzlerle ifade edilecek kadar kadrolar doldurulmaktadır. Böylece: mezun-göreve başlayan= işsizlerin hanesine artı rakam eklenmektedir. Arkada kalan yıkılan umutlar, boşa giden onca yıl eğitim, türlü imkânsızlıklarla karşılanan para… Bir sınavın bedeli bu kadar ağır olmamalıdır.

Sorunun üzerine Cumhurbaşkanlığı’ndan YÖK’e, savcılıktan Emniyet’e kadar bütün kurumların gitmesi ve aydınlatılmaya çalışılmak istenmesi son derece önemsenmesi gereken bir konudur. ÖSYM Sınav Sorularını Hazırlama Merkezi’nde yapılan arama, bir bakıma ÖSYM’nin de dokunulmazlığını ortadan kaldırmıştır. Artık bundan sonra sınava dâhil olan bütün taraflar daha dikkatli olmak zorunda kalacaklardır.

Bayramınızı en içten duygularla kutluyorum.

Erdem /11.9.10

Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir