Sendika-İstihdam

Gayrı resmî kalkınma modeli: Kayıtdışı istihdam

Ülke olarak kayıtdışı istihdama sebep olan iki sorunu çözmek zorundayız. Bunlardan birincisi, kronikleşen ve görmezden gelinen, çözümde muhatabı bulunamayan tarım kayıtdışı istihdamı; diğeri ise ekonomik politikaların yol açtığı kayıtdışı istihdamın istihdam politikaları ile izaleye çalışılmasıdır.

Türkiye’de kayıtdışı istihdam gayrı resmî kalkınma modeli olarak uygulanagelmektedir. Resmî olarak bu mahiyette bir açıklama veya belge bulunmasa da, yaşanılan süreçte bu düşünceyi doğrulayabilecek birçok veri ortaya konulabilir.

Bakınız son açıklanan 2010 Yılı Mayıs Ayı İşgücü Anketi’nde;

Ülkemizde toplam 23 milyon istihdamın 10 milyonu kayıtdışı çalışıyor. TÜİK kayıtdışı istihdamı, “yaptığı işten dolayı, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanlar” olarak tanımlamakta. Hâlbuki sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olup da kayıtdışında kalanların büyüklüğü hiç de azımsanmayacak boyutlarda.

Kayıtdışı istihdamda, 2009 yılı aynı dönemine göre oransal küçük bir düşme görülmekle birlikte, toplam istihdamın artması sebebiyle toplam kayıtdışı çalışanların sayısı 2010 yılında artmıştır. 2009 yılında yüzde 44,6 olan kayıtdışı istihdam oranı, 2010 yılında yüzde 43’e gerilemiştir, ancak 2009 yılında 9 milyon 565 bin olan kayıtdışında çalışanların sayısı 2010 yılında 10 milyon 55 bine yükselmiştir.

Toplam kayıtdışı istihdam alt detayında, en yüksek seviyede ücretsiz aile işçileri yer almakta, 3 milyon 228 bin çalışan ücretsiz aile işçisinin 2 milyon 981 kişisi kayıtdışı. En iyi durumda olanlar ise işverenler; 1 milyon 225 bin işveren istihdamının 311 bininin herhangi bir sosyal güvencesi bulunmamaktadır. Toplam istihdamın en büyük bölümü olan 13 milyon 998 bin ücretli ve yevmiyeli çalışanların 3 milyon 652 bin kişisi kayıtdışındadır. Diğer büyük bölümü oluşturan kendi hesabına çalışan 4 milyon 604 bin kişinin 3 milyon 111 bin kişisi sosyal güvenceden yoksun.

Kayıtdışı istihdamı tetikleyen yüzde 85,8’lik oranla tarım sektörüdür. Tarımda 5 milyon 831 bin toplam istihdamın 5 milyonu kayıtdışındadır. Dramatik şekilde 2 milyon 773 bin çalışan ücretsiz aile işçilerinden 2 milyon 640 bin kişisi kayıtdışındadır. Kendi hesabına çalışan 2 milyon 298 bin kişinin 1 milyon 824 bini sosyal güvenceden yoksun. Tarımda ücretli ve yevmiyeli çalışan sayısı yok denecek kadar azdır.

Tarım dışı sektör ise 17 milyon 224 bin çalışanın 5 milyon 51 bini kayıtdışında istihdam edilmektedir. Ücretli ve yevmiyeli 13 milyon 450 bin kişinin 3 milyon 180 bini kayıtdışındadır. Geçen sene yüzde 24,4 olan kayıtdışılık oranı, 2010 yılında aynı döneme göre oransal düşerek yüzde 23,6’ya gerilemiştir. Kendi hesabına çalışan 2 milyon 206 bin çalışanın yüzde 58,3’lük oranla 1 milyon 287 bini kayıtdışındadır.

Cinsiyet bakımından kayıtdışılık, kadınlar aleyhine işlemektedir. Toplamda 16 milyon 373 bin erkeğin 6 milyon 121 bini kayıtdışındayken, kadınlarda ise 6 milyon 682 bin istihdamın 3 milyon 934 bini kayıtdışında çalışmaktadır. Bu rakamlar çerçevesinde, erkeklerde yüzde 37,4 olan kayıtdışılık oranı kadınlarda yüzde 58,9’a çıkmaktadır.

Kayıtdışı istihdama sebep olan etkenleri tarihsel bazda 1980 öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırmak mümkündür. Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden başlayarak kaynağı tarımdan elde edilen gelirlerin sanayinin kuruluşu için harcandığını biliyoruz. Sonrasında aynı politika hizmetler sektörünün oluşturulmasında da uygulanmıştır. Tarımdan elde edilen değerin sanayi ve hizmet sektörünün kurulması için harcanması ve sonrasında bu sektörlere desteğin aynı şekilde sürdürülmesi tarımda kalıcı bir kayıtdışı istihdamın oluşmasına neden olmuştur. Doğrusu halen de bu alışkanlık, devlet bazlı olmasa da vatandaş ölçeğinde devam etmektedir. 1980 sonrasında ise uluslararası rekabet, ihracata yönelik üretim, kalkınma modelleri, ithalat tercihleri kayıtdışı istihdamı arttıran etkiye sahiptir.

Erdem 30.8.10

Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir