SGK Emeklilik

Emeklilikte ince hesap, son 7 yıl bilmecesi

“Celal Bey, öncelikle Yeni Asır Gazetesi’ndeki aydınlatıcı yazılarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Sizler gündemi ve değişen kanunları bizlerden daha iyi takip ettiğinizden yazılarınızla bizleri aydınlatıyorsunuz. Benim soruma gelince, 21.02.1965 doğumluyum. İlk işe girişim askerlik öncesi 1982 yılında. 01.10.2008 tarihine kadar normal sigorta ve isteğe bağlı olarak 3 bin 116 günüm var. 01.10.2008’den sonra isteğe bağlı 810 gün yatırdım ve aynı dönemde 228 gün de çalışmışlığım var. Halen boş kaldıkça isteğe bağlı sigorta yatırmaktayım. Toplam prim gün sayım 4 bi 154 güne ulaştı. 28.02.2012’den sonra isteğe bağlı prim ödemeye devam etmemde bir sakınca var mı? 540 gün askerlik borçlanması 30 gün normal sigorta ve 426 gün de isteğe bağlı yatırarak emekli olabilir miyim? İlginize şimdiden çok teşekkür ederim. Harun T.”

ASKERLİK DÖNEMİ
Okurumuzun 1982 yılındaki sigorta başlangıç tarihi 23.05.1982 tarihinden önceye ait ise 25 yıl sigortalılık süresi ve 46 yaşın doldurulması ile 5075 prim gün sayısıyla emeklilik mümkün. Eğer 23.05.1982 sonrasına ait bir giriş söz konusu ise, emeklilik yaşı 47, prim gün sayısı da 5 bin 150 olacaktır. Okurumuzun sorunu prim gün sayısının eksikliği. Yaklaşık 1000 gün civarında bir eksikliği söz konusu. Askerlik borçlanması bu eksikliğin yarıdan fazlasını karşılayacaktır. Kalan süreyi tamamlarken dikkat etmesi gereken husus, son yedi yılda 4/a (eski SSK’ya denk gelen) statüdeki gün sayısının fazla olması. Diğer bir ifadeyle 4/b statüsünden hizmet süresini son 7 yıl içerisinde fazla konumuna getirmemesi gerekiyor. Buradaki son 7 yıl takvim yılı değil elbette. Prim gün sayısı olarak son 2520 günü içermekte.Bu durumda 4/b statüsündeki isteğe bağlı sigortalılığın bin 260 günü geçmemesi gerekiyor. Okurumuz zaten bunun bilincinde. Onun sorunu 4/a statüsünden devamlı şekilde iş bulamaması. Çalışmaları kesintili oluyor. Kendisine tavsiyemiz, eğer kısmi süreli işler bulup çalışma imkanı oluyorsa, ay içerisinde eksik kalan günlerini isteğe bağlı olarak tamamlayabilir. Bu durumda yatıracağı isteğe bağlı sigorta primleri de tıpkı normal çalışma süresi gibi 4/a statüsünden kabul edilecektir.

Yurtdışı borçlanma ve emeklilikte zorunlu şartlar

“Sayın hocam. Ben, annemin emekliliği hakkında bir kaç soru sormak istiyorum. Sorularım Türkiye’de emekli olmakla ilgili. Annem, 17.03.1965 doğumlu ve 1976’dan beri Almanya’da yaşıyor. Türkiye’de hiç çalışmışlığı yok. Annem, 2005 yılından itibaren Alman vatandaşı oldu. Türkiye’de emekli olabilir mi? Hangi şartların altında olabilir Saygılarımla, Muhammet Yanik.”

Okurumuzun annesinin, Almanya’daki çalışma ve ev hanımı olarak geçirdiği süreleri boçlanması mümkün. Ancak bunun için bazı koşullar söz konusu. En başta borçlanma yaptığı tarihte Türk vatandaşı olması gerekiyor. Ancak okurumuzun annesi, 2005 yılında Alman vatandaşlığını elde etmiş. Eğer bir çifte vatandaşlık durumu yoksa, Türk vatandaşlığını kaybederek Alman vatandaşı olmuşsa, Türk vatandaşlığına geri dönmeden borçlanma yapması mümkün değil. İkinci bir husus da sadece Almanya’da Türk vatandaşı olarak bulunduğu çalışma veya ev hanımlığı süresinin borçlanmasını yapabilir. Dolayısıyla 2005 yılından sonra sadece Alman vatandaşlığı söz konusu ise, ancak 2005 yılı öncesine ait süreler borçlanılabilir. 2005 sonrası süreler borçlanılamaz. Borçlanma yapabilme şartlarının gerçekleşmesi halinde Türkiye’deki sigortalılık başlangıcı borçlanma tarihinden başlayarak borçlanılan süre kadar geriye gider. Emeklilik için gerekli yaş şartı da sigortalılık başlangıcının geriye çekildiği tarihe göre belirlenir. Örneğin okuırumuzun annesinin Türk vatandaşlığını koruduğu veya tekrar kazandığını ve 01.01.2012 tarihininde 20 yıllık borçlanma yaptığını kabul edelim. Bu durumda sigortalı başlangıç tarihi 01.01.1992 olur. Bu durumda emeklilik için 48 yaşını doldurması da gerekecektir ya da borçlanma süresini bir yıl artırarak hemen emekli olması da söz konusu olabilecektir. Tabii borçlanmayı yapmak, emeklilik için tek başına yeterli değil. Okurumuzun annesinin Türkiye’den emeklilik hakkını elde etmesiyle birlikte kesin dönüş şartını da yerine getirmesi gerekiyor. Kesin dönüşün anlamı Almanya’da çalışmasına son vermesi. Alman sosyal güvenlik kurumu(kasaları) ile ilişkisini sonlandırmasıdır. Aksi halde borçlanmayı yapabilir, fakat emekli olamaz. Alman sigorta kurumu ile ilişkiyi kesmek hem çalışmamayı hem de işsizlik ödeneği türü ödenekleri almamayı gerektirmekte.

kaynak: CELAL KAPAN / YENİ ASIR/ 22.11.2011

 
Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir