İş Kanunu İşlemleri

Kıdem tazminatında reform geliyor

“Çayda dem, işçide kıdem” gerçekten de çalışma hayatında her daim gündeme gelen hayati konuların başında ‘kıdem tazminatı’ yer almaktadır. Keza kıdem tazminatı işçi açısından bakıldığında; kimi zaman ev, araba hayali, kimi zaman çocukları için çeyiz parası, kimi zaman kendi iş yerini kurma parası, kimi zaman çocuğunun eğitim parası… İşveren açısından ise önemli bir maliyet kalemi, Yargı açısından birikmiş yüz binlerce dosya yığını, Hükûmet açısından ise istihdam meselesi… 82 yıldan beri hukuk sistemimizde yer alan bu tazminatla ilgili nihayet Hükûmet “Orta Vadeli Plan” olarak da bilinen Yeni Ekonomi Planıyla kapsamlı bir reform yapacak.
İşçinin 82 yıllık kazanılmış en önemli hakkı
Kıdem tazminatı, 1936’da yürürlüğe giren ilk iş kanunumuzdan beri çalışma hayatında yer teşkil ediyor. İlk yürürlüğe girdiği dönemlerde işçinin her 5 yıllık çalışması için 15 günlük ücreti tutarında düzenlenen kıdem tazminatı, daha sonra yapılan değişikliklerle her 1 yıllık çalışması için 30 günlük ücret tutarında belirlendi.
25 Temmuz 1971 tarih ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun kıdem tazminatına ilişkin düzenlemeleri hâlen yürürlükte. Mevcut uygulama gereği, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için gerekli şartların da bulunması hâlinde işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenmesi gerekiyor.
Fon tartışmaları “İsa’dan önce!”
Kıdem tazminatı uygulaması, ‘fona dönüştürülsün mü, dönüştürülmesin mi’ tartışmalarıyla ilgili yapmış olduğum araştırmalarda bu tartışmaların “İsa’dan önce” yani benim doğum tarihimden çok öncesine ta 1950’li yıllara kadar uzanmaktadır.
2003’te yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu’nda da ‘fon’ modelinin benimsendiği görülüyor. Keza söz konusu kanunda ‘fon’ ile ilgili yasal düzenleme yapılıncaya kadar eski düzenlemenin (1475 sayılı kanunun 14. maddesi) yürürlükte kalacağı öngörülüyor. 2002’de Bilim Kurulu tarafından hazırlanan Kıdem Tazminatı Fonu Taslağı, bu konuda hazırlanan en somut çalışma niteliğinde. Bu taslağın ele alındığı 2004’te toplanan Çalışma Meclisi’nin en tartışmalı konusu yine kıdem tazminatı olmuştu.
İzleyen süreçte hemen hemen her yıl gündeme gelen kıdem tazminatı ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından değişik taslaklar üzerinde çalışmalar yapılmasına rağmen kıdem tazminatı fonu kurulamadı.
İşçi sendikaları da kıdem tazminatı fonu düzenlemesine hiçbir zaman sıcak bakmıyor.
Başlangıçta fon düzenlemesini arzu eden işveren kesiminin de günümüzde buna çok sıcak bakmadığı görülüyor. İşçi ve işveren kesimi arasında uzlaşma olmayınca kıdem tazminatına ilişkin öngörülen düzenlemeler rafa kaldırıldı. En son 2017’de rafa kaldırılan kıdem tazminatı yeniden gündemde.
Nihayet neşter vuruluyor!
Kıdem tazminatı meselesine Hükûmet nihayet neşter atacak. Konuyla ilgili “Orta Vadeli Plan” olarak da bilinen Yeni Ekonomi Planıyla kapsamlı bir reform öngörülüyor.
Sosyal tarafların mutabakatıyla kıdem tazminatı reformu gerçekleşecek. Geçtiğimiz yıl teknik çalışmalar da dâhil olmak üzere konuyla ilgili kapsamlı hazırlıklar yapıldı. Yapılan bu hazırlıklarda ‘sosyal taraflarla diyalog içerisinde tüm işçilerin faydalanacağı ve bireysel hesaba dayanan bir kıdem tazminatı sisteminin geliştirilmesi öngörülmüştür.
Kıdem tazminatı reformu;
  • Güvence
  • Hakkaniyet
  • Şeffaflık ve
  • Sürdürülebilirlik
Olmak üzere 4 sacayağına oturtulacak.
Dört ayak üzerine oturtulan yeni sistemle hem çalışanı hem de işvereni koruyan bir düzenleme yapılacak.
İşçilerin en hassas oldukları konu, kazanılmış haklardan geriye gitmemek. Bu doğrultuda mevcut sistemde olduğu gibi işçilere her bir yıllık çalışmaları karşılığı 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödemesi uygulaması devam edecek.
İşçilerin hassas olduğu diğer bir husus ise geçmiş dönemlerde uygulanan Tasarruf Teşvik Fonu gibi birçok fonun iyi yönetilememesi, fon kaynaklarının amaç dışı kullanılması, kıdem ile ilgili kazanılmış haklarda geriye gidiş endişesi. Bu tür sebeplerle fon düzenlemesine karşı çıkılıyor.
Devlet garantisi olacak
Yeni sistem, devlet garantisinde olacak. Ayrıca suistimallerin önlenmesi için aylık takip edilmesi öngörülüyor.
Yeni sistemde işçilere tercih sunulması da öngörülüyor. Buna göre mevcut çalışanlar isterlerse eski sistemde kalabilecek veya işverenleri ile anlaşmak suretiyle yeni sisteme geçiş yapabilecek. İlk defa çalışmaya başlayanların ise yeni sisteme katılmasının zorunlu olması beklenmektedir.
Mağdur işçilerin hakları korunmalı
Faiz-kur-enflasyona bağlı olarak içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılar nedeniyle özelikle inşaat sektöründe çalışan işçiler, ücret ve diğer alacaklarını alamadıkları yönünde çok sayıda e-mail göndermektedir.
En zor şartlarda çalışan başta inşaat işçileri ve ödeme aczine düşen, kapanan iş yeri işçileri olmak üzere mevsimlik ve diğer belirli süreli çalışan işçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için bir an önce kıdem tazminatı ile ilgili düzenlemelerin yapılması zaruridir.
Hatta içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar da göz önünde bulundurularak stokçularda olduğu gibi kriz bahanesiyle işçi alacak ve tazminatlarını ödememek için fırsat kollayan “kul hakkı” yemek için bahaneler arayan fırsatçıların üzerine mutlaka gidilmeli. (K: İ.K-T.G/EKİM/2018
Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir