Muhasebe Rehberi

KDV, satış hasılatına dahil midir?

Son yıllarda özellikle ‘Alışveriş Merkezleri’nde kira bedellerinin toplam aylık veya yıllık satışı tutarları üzerinden belli bir oran olarak belirlendiği gözlenmektedir. Bu gibi durumlarda eğer yapılan kira sözleşmelerinde herhangi bir açıklık yoksa, kira tespitine esas alınan toplam satış tutarı içinde Katma Değer Vergisi’nin dahil olup olmayacağı hususu taraflar arasında anlaşmazlık konusu olmaktadır.Konuya ilişkin olarak muhasebe tekniği açısından ‘Satış Hasılatı’nın hangi unsurları içerip içermediğini tartışmadan önce, Katma Değer Vergisi Yasası’nın ‘Kayıt Düzeni’ başlıklı 54’üncü maddesinde yer alan özel nitelikteki düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Şöyle ki;
“Katma Değer Vergisi mükellefleri, tutulması mecburi defter kayıtlarını, bu verginin hesaplanmasına ve kontrolüne imkân verecek şekilde” düzenlemekle yükümlüdürler.
“Bu kayıtlarda en az aşağıdaki hususların açıkça gösterilmesi şarttır:
• Vergi konusu işlemlerin mahiyeti, vergisiz tutarları, hesaplanan vergi, indirilebilir vergi miktarları,
• Vergiden istisna edilen işlemlerin, indirim hakkı tanınan ve tanınmayanlara göre mahiyeti ve ayırımı ile hesaplanan indirilebilir vergi miktarı,
• İndirim konusu yapılamayacak işlemlerin niteliği ve bu işlemlerle ilgili vergi miktarları,
• Matrah ve indirim miktarlarındaki değişmelerle, ödenen, terkin edilen ve iade olunan vergiler.”
Yukarıya aktarmış olduğumuz yasa hükmü gereği olarak Katma Değer Vergisi mükellefleri kayıtlarında Katma Değer Vergisi’ni ayrıntılı olarak göstermek ve izlemek zorundadırlar. Ayrıca “Emtia üzerine iş yapanlar, emtia envanterine veya envanter defterlerinde, hesap dönemi sonunda mevcut emtiayı Katma Değer Vergisi’ne tabi olan ve olmayanlar itibariyle tefrik edip (ayırıp) göstermeye mecburdurlar.”
Sözü edilen yasa maddesinin gerekçesinde de ifade edildiği üzere mükellefler ‘muhasebe kayıtlarında işlemlerin vergili, vergisiz tutarlarını’ ayırmak zorundadırlar.
Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı tarafından Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde yer alan ‘Tekdüzen Hesap Planı’nda 60-Brüt Satışlar Hesabı’na “İşletmenin esas faaliyetleri çerçevesinde satılan mal ya da hizmetler karşılığında alınan ya da tahakkuk ettirilen toplam değerin kaydedileceği ifade edildikten sonra” özellikle “Brüt satışlara Katma Değer vergisi dahil edilemez” denilmiştir.
Gerçekte bir ticari işletmenin satın aldığı mal ve hizmetler için ödemiş bulunduğu Katma Değer Vergisi, o ticari işletmenin satmış olduğu mal ve hizmetlerden sağlamış olduğu Katma Değer Vergisi’nden Katma Değer Vergisi Yasası çerçevesinde indirim konusu yapılmakta, eğer işletme lehine bir fark kalırsa, bu fark vergi dairesine yatırılmaktadır. Dolayısıyla işletmelerin satış ve hizmet bedellerine ek olarak müşterilerinden tahsil etmiş oldukları Katma Değer Vergisi onlar için bir hasılat değil, yasal düzenleme çerçevesinde vergi dairesine yatırılması gereken bir miktarı ifade etmektedir.
Başka bir anlatımla da “Bir mal veya hizmetin satış vergisine, Katma Değer Vergisi’ne tabi tutulması veya tutulmaması firmanın kontrolü altında bulunmamakta, zaman zaman söz konusu vergilerin kapsamı ve oranlarının değiştirilmesi halinde firmanın vergili satış tutarını geçmiş yıllarla karşılaştırılması, tutarlılık kaybolduğundan, büyük ölçüde anlamını yitirmektedir.” Bu bağlamda da tutarlılığı sağlayabilmek için brüt satış rakamlarında yapılması gereken düzeltmeler ise uzun zaman ve büyük çabayı gerektirmektedir. (Daha fazla bilgi için bakınız: Aktüç, Öztin ‘Mali Tablolar Analizi’ 10. baskı sf: 225)
Tekdüzen Hesap Planı’nda yer alan açıklamalar çerçevesinde ‘Diğer Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar’ arasında 391 hesapta ‘teslim edilen mal veya ifa edilen hizmetler üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi’ ile işlemi gerçekleşmeyen ya da işlemden vazgeçilen mal ve hizmetlere ilişkin Katma Değer Vergisi’nin izlenmesi öngörülmüştür.
Dolayısıyla mal ve hizmet teslimi nedeniyle alınan Katma Değer Vergisi bu hesaba kaydedilir. Düzeltmeler ise bu hesaba borç kaydedilmek suretiyle izlenir. Vergilendirme dönemi itibariyle bu hesabın bakiyesi ‘191-İndirilecek KDV’ ve/veya ‘190-Devreden KDV’ hesaplarıyla karşılaştırılır. Yapılan karşılaştırmada bu hesabın bakiyesi ‘191-İndirilecek KDV’ ve/veya ‘190 Devreden KDV’ hesaplarının bakiyesinden fazla olduğu takdirde vadesinde ödenmek üzere ‘360-Ödenecek Vergi ve Fonlar’ hesaplarına aktarılarak kapatılır. (Kishalı, Yunus ‘Tekdüzen Hesap Planı-Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik’ Beta, Sf: 154)
Vergili rakamların brüt satış hasılatı olarak gösterilmesi halinde net satışların bulunması için ayrı bir çalışmanın yapılması zorunlu olmaktadır. Çünkü satış üzerinden alınan Katma Değer Vergisi’nden işletmenin almış olduğu mal ve hizmet üzerinden ödenen verginin hesaplanarak ayrıca varsa kalan artığın ertesi ayın yirmi dördüncü günü akşamına kadar verilmesi öngörülen Katma Değer Vergisi beyannamesi ile beyan edilen aynı ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar da ödenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla Katma Değer Vergisi satış hasılatı değil, vergi dairesine intikali gereken bir miktardır.
Veysi SEVİĞ/Referans/11.05.10
Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir