Genel Sağlık Sigortası

GSS'de neden zorunluluk uygulamasına geçilemiyor

Gelelim konunun özüne. Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulaması zorunlu olarak başlamadı belki, ama seçimlik olarak uygulama devam ediyor. Sağlık güvencesi olmayan kişiler, gidip kaymakamlıklarda gelir testi yaptırarak GSS uygulamasına dahil olabiliyor zaten. Gerçi şu anda gelir testine daha çok yeşil karttan yararlanmak isteyenler başvuruyor. Yeşil kart verilenler de aile içinde kişi başına düşen aylık geliri, aylık asgari ücretin üçte birinden az çıkan kişiler zaten. O nedenle yeşil kartlı kişilerden değil de, yeşil kart kapsamındaki ailelerden söz etmek daha doğru olacak. Çünkü gelir testinde bu husus saptandığında bütün aile fertlerine yeşil kart çıkarılıyor. Bunlar zorunlu GSS uygulamasıyla da primleri hazine tarafından ödeneceği için statülerini devam ettirecekler. Sadece adları yasal olarak artık yeşil kartlı olmayacak. Ama tıpkı bugün 5510 Sayılı Kanun’a göre 4/a sigortalılarını SSK’lı, 4/b sigortalılarını da Bağ-Kur’lu diye adlandırdığımız gibi eminim onlar da günlük hayatta yeşil kartlı diye adlandırılmaya devam edecekler.

SORUN NEREDE?

Bunun dışında, her türlü sosyal sigorta sigortalıları ile isteğe bağlı sigortalılar aynı zamanda, GSS sigortalısı sayılıyor. Yine her türlü emekliler GSS açısından da pasif sigortalı konumundalar. 18 yaşın altındaki çocukların da ana-babalarının sosyal güvenceleri yoksa, primleri Hazine tarafından ödeniyor. Onlar da tıpkı yeşil kartlılar gibi bir tür doğal üye. Emekliler gibi onların adına da ayrıca zorunlu Genel Sağlık Sigortası primi ödemesi söz konusu değil. Gelelim işsizlere. İşsiz kalanlardan, işsizlik ödeneği alanların, ödenek aldıkları sürece sağlık primi yatırmaları gerekmiyor. Ancak ödenek almıyorlarsa ya da ödenek süresi dolmuşsa, durumlarının değerlendirilmesine geçilecek. Aile içindeki kişi başına düşen gelirlerine bakılacak. Hiç gelirleri yok ya da kişi başı gelir asgari ücretin üçte birinden az ise zaten sorun yok. Primleri Hazine ödeyecek. Kısacası yeşil kartlı olacaklar.
O zaman sorun nerde? Sorun şurda. Aile içinde kişi başına düşen gelirin tespitinde, ailenin kiradaki menkul ve gayrimenkul gelirleri, banka faizleri gibi unsurlara da bakılacak. Zaten GSS’de zorunluluk uygulamasına geçilememesinin bir nedeni de bu.

KAYIT DIŞI

Henüz bilgi işlem alt yapımız ailelerin tüm gelirlerini tespit edebilecek seviyede değil. Hani derler ya “SGK sizi gözetleyecek” diye. Henüz SGK tüm nüfusu gözetleyip mercek altına alacağı yapılanmaya gidemedi. Yine sorunlu noktalardan bir tanesi de kayıt dışı sektörlerde çalışan, vergi ve sigorta ödemeden gelir elde eden kişilerde… Bunlar kayıt dışı oldukları için kağıt üzerinde işsiz görünüyorlar. Henüz vatandaşları harcamaları üzerinden takip edebildiğimiz bir vergi ve sigorta teşkilatımız olmadığı için, bunlar kayıt dışında kalmaya devam ediyor. Sorunlu noktalardan bir tanesi de gerçek gelirleri çok daha yüksek olduğu halde kayıtlı gelirleri düşük seviyelerde kalanlar. Gelir testleri için çeşitli verilerin SGK’ya geldiği ve değerlendirilmeye başladığı noktada bunlar için de sorun çıkacağını düşünüyorum. Kısacası bugüne kadar kayıt dışında kalan bazı sektör çalışanlarının kendileri ya da kayıt dışında tutabildikleri kazançlarını zamanla kayıt altına almak zorunda kalacaklarını söylemek doğru olacak.

Aile reisinin ödediği prim tüm aileyi güvenceye alacak
Kısacası Genel Sağlık Sigortası uygulaması aslında başladı. Sadece tüm nüfusu kapsayan zorunlu uygulamaya henüz geçilemedi. Bir süre daha da geçilemez. Genel Sağlık Sigortası zorunlu uygulaması başlasa bile, bunun toplumun büyük kesimine önemli prim yükümlülükleri getirmesi söz konusu olmayacak. Çünkü GSS priminde her ne kadar bildirim yükümlülüğü aile reisinde olsa da kayıtlar bütün aile adına açılacak. Prim ödeme yükümlülüğü doğsa bile, aile reisinin ödediği prim bütün aileyi sağlık güvencesi altına alacak. Kaldı ki Genel Sağlık Sigortası, sosyal devletin olmazsa olmaz bir parçası. Okuduğunuz haberlerdeki rakamları şöyle bir düşünün ve önce kendi aileniz olmak üzere etrafınızdaki diğer aileleri, kişi sayısını ve gelir durumlarını düşünün. Örneğin en yüksek limiti düşünelim. Aylık 182.52-TL prim ödemek zorunda kalacakları… Diğer ifadeyle aile içerisinde kişi başına düşen aylık geliri 1521 TL’yi geçenleri… Asgari 1522-TL olsa karı koca ve tek çocukta bile aylık 4566 TL edecek. Aylık aile geliri 4566 TL ve üstünde olup, tamamen sosyal güvence dışı kalan kaç tane aile vardır ki. Az sayıda olsa bile üstelik aile adına ödemek zorunda kalacakları prim miktarı 182.52 TL olacaktır. İçmediğim için fiyatlarını bilmiyorum ama herhalde günde bir paket yabancı sigara parası ancak eder.

Celal KAPAN/Y.ASIR/6.10.10

Paylaşabilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir